| YALOVA BELDELERİ |
|
|
|
| Pazartesi, 04 Mayıs 2009 16:00 |
|
ESENKÖY : Teknolojinin hışmına uğramadan bağrında sakladığı doğal güzellikleri ve güler yüzlü insanları ile şirin bir tatil kasabası... Kıyı boyunca piknik alanları, ormanla kaplı dağları, tepeleri ve kaynak suları ile doğaya özlem duyanların vazgeçemediği bir güzellik. Kendine özgü rengi, kokusu ve konaklama tesisleri ile her yıl binlerce konuğa ev sahipliği yapar Esenköy. Yalova il merkezine 32 km , Çınarcık ilçe merkezine 13 km , esenkoy ilçe merkezine ise 19 km .lik bir mesafede konumlanmış tam bir dinlence ve  eğlence alanı, Türk çeşmeleri, Rumlardan kalan iki kilise kalıntısı ve dağlarında  bulunan manastır kalıntıları ile   tarih kendini göstermeyi sürdürür belde de..
KOCADERE : Eşsiz doğası ve mükemmel doğal güzellikleri ile cennet gibidir Kocadere. Turizme alabildiğine açık, dağı, denizi, piknik alanları ve içtenlik dolu insanları ile tam bir bütünlük içersinde bambaşka bir dünyadır. Turizm değerlerinin yanı sıra tarihin izlerini de taşıyan Kocadere’nin ilk kuruluşu hakkında çok fazla veri olmamakla birlikte engere denilen alanda eski bir yerleşime ait kilise, ayazma ve bazı yapı kalıntıları bulunmuştur. Kocadere’nin hafızasından silemediği, halen her 29 Nisan’da andığı acı olay ise kurtuluş savaşı sırasında yaşanmış. O tarihlerde işgal kuvvetleri tarafından köyden toplanan insanların bir kısmı denize dökülerek öldürülmüş, geri kalan tüm kadın çocuk ve yaşlılar Bekir onbaşı’ya ait bir eve doldurularak yakılmışlar. 830 kişinin can verdiği bu acı katliamın anısına, aynı yerde yapılan Şehitlik, her yıl 29 Nisan’da yapılan anma törenleri ile dolup taşmaktadır.
7 KARDEŞ ÇINARIN ÖYKÜSÜ :
Birbirine yaslanmış 7 kardeş çınar, bütün heybetiyle sarar sarmalar Kocadere’yi. Yaşı kaçtır, kaç zamandır bekler burayı bilinmez ama öyküsünü herkes bilir beldede. Birbiriden ayrılmayan 8 kardeş, 8 çınar fidanı dikerler. Soyları genişlesin, kök salsın sevgileri yaşasın diye… Fidanlar büyüdükçe heybetlenir. Koca çınarlar olur. Kökleri dalları kaynaştıkça kardeşlerin bağlılıkları da ölümsüzleşir. Günün birinde bir köylü çınarlardan birini keser. Gönlüne göre bir balıkçı teknesi yapar. Kardeş çınarların canı yanmıştır ama nasıl dile getirsin acısını. Balıkçı teknesiyle gurur duyarak yeni teknesiyle ilk balık avına çıkar. Hava sakin deniz her zamankiden durgundur ama çınarlar kızgın. Sakin deniz birden kaynamaya başlar, balıkçıyı sandalı ile birlikte sulara gömer… O günden sonra kimse el sürmez, kimse incitmez yaralı yedi kardeş çınarları… Birbirinden ayrılmayan kardeşler ise daha bir bağlanır Kocadere’nin toprağına, dallarını yükseltirler doğru alabildiğince özgür.
TAVŞANLI : Beldenin birçok yerinde geçmiş medeniyetlerin izleri hissedilir. Acı çeşme suyu olarak bilinen suyu beldenin tarihi özellik taşıyan bir unsuru olmakla birlikte böbrek hastalarına şifa olarak tavsiye edilmektedir. Çam ve akasya ağaçlarının oluşturduğu yemyeşil orman alanları, geniş sahil bandı ve bozulmamış doğal dokusu ile tam bir dinlenme bölgesidir tavşanlı beldesi. Çam ağaçları ile çevrili Geyikdere tepesi İzmit körfezi’nin muhteşem manzarası ile ender rastlanan doğal bir piknik alanıdır. Tarıma dayalı ekonomisinde taze sebze ve meyve üreticiliği, çiçek yetiştiriciliği önemli yer tutmaktadır. Yahyaoğlu tavuk çiftliği’nde üretilen yumurtalar ise tüm bölgenin yumurta ihtiyacını karşılamaktadır. Tavşanlı’nın yüksek tepelerinde ormanlık arazi içersinde bulunan Hasan Dede Mevkii ziyaretçilerin en fazla gezdiği yerlerden birisidir. Burada hasan dede isimli ermiş kişinin türbesinin bulunmasından dolayı aynı ismi taşıyan orman alanı yeni düzenlemelerle turizme açılmaya hazırlanıyor.
KADIKÖY : Termal’e giderken ağaçlar arasında karşımıza çıkar Kadıköy. Yol kenarında köylülerin kurduğu satış tezgâhlarında yörenin en güzel ballarını, en taze sebze, meyvelerini bulursunuz, en güzel çiçeklerin kokusunu duyarsınız, Yalova’nın en eski yerleşim alanlarından biri olan Kadıköy sıcak ve cana yakın insanları ile bir anda ayrılamayacağınız bir yer oluverir. 1879 yılında başlayan Osmanlı-Rus savaşından sonra Batum yöresinden gelen göçlerle Paşaköy ve Kurtköy’e yerleşen göçmenlerin oluşturduğu Kadıköy, Yalova’nın en sevimli beldelerinden biridir. Termal yolu üzerinde bulunan Kadıköy, ekonomisini kesme çiçekçilik, sebze, meyve yetiştiriciliği ve hayvancılık üzerine kurmuştur. Bulunduğu güzergâhtan ötürü önem kazanan bu beldemiz kendine özgü yapısı ve modernleşmeye dönük yüzü ile son dönemde yerli ve yabancı turistin dikkatini çekmektedir.
KORU : Koru Beldesi’nin tarihi Bizans İmparatorluğu dönemine kadar uzanır. Beldeye o tarihte, Rumca güzel orman anlamına gelen Kuri ismini vermişlerdir. Bizans İmparatorluğu döneminde, kraliçenin annesi Eudoksia’nın sarayı deveboynu mevkiinde liman bölgesinde olması nedeniyle, iki liman alanı ve şimdiki belde merkezi yerleşim alanı olarak seçilmiştir. 1924 yılına kadar belde nüfusunun tamamını yerleşik Rum nüfus oluşturmakta idi. 1924 yılında mevcut Rum nüfus ile Yunanistan’ın Selanik ili Drama ilçesinde yaşayan Türk nüfus arasında yapılan mübadele neticesinde, belde nüfusunu tamamı Türk’lerden oluşmaktadır. Belde Türk nüfusun yerleşmesi ile Kuri yerine koru adını almıştır. Yalova’ya 13 km uzaklıkta olan Koru beldemiz, ova ve hafif engebeli bir arazi yapısına sahip, denizi ve plajı ile şirin bir sahil beldesidir. Küçük ovanın tamamı birinci sınıf bir tarım arazisidir. Samanlı dağları’ndan uzanıp Küçükova’yı baştan aşağıya geçerek denize ulaşan Doğan Dere beldeye bir başka güzellik bir başka renk katar. Tarımsal sulamada kullanılan doğan dere, beldeniz tek akarsuyudur. Koru beldesi geniş orman arazilerinin, meyve dolu ağaçların ve renğarek çiçeklerin süslediği tam bir doğa harikasıdır. Seracılık belde halkının önemli bir gelir kaynağını oluştururken zeytin yetiştiriciliği, bamya ve bezelye gibi tarla bitkilerinin yetiştirimi de yaygındır. Kesme çiçekçiliğin cenneti olan Koru beldesi, yazlık turizmin son derece hareketli olduğu bir köşemizdir.
TEŞVİKİYE : Kuzeyde deniz, güneyde delmece sırtı. Bir yanda masmavi denizi ile sahil şeridi, bir yanda yemyeşil yaylalar. Dağ, deniz ve yayla turizmi, hepsi Teşvikiye’de bütünleşmiş. Günlük ve yazlık turizm açısından bölgenin en ideal yeri olarak isim yapan Teşvikiye beldesi görülmeye değer güzelliklere, tarihi yapıya, dört mevsim çok yönlü turizme açık alanlara sahiptir. Yerli ve yabancı sayısız turistin konakladığı Erikli ve delmece yaylaları en güzel manzaralı ve en büyük yaylalarıdır. Bozulmamış doğal dokusu, şelaleleri, dağ yolları Teşvikiye’nin en önemli özelliğidir. Teşvikiye 46100 dekarlık orman alanı ve temiz havası ile yemyeşil bir beldedir. Bizans zamanından kalma olduğu sanılan bir hapishaneden dolayı buraya yerleşen köylülerin yerleşime ilk olarak Zindan ismini verdikleri bilinmektedir. Beldenin tepelerinden denize kadar ulaşan su kemerlerinin hapishanede kalan mahkûmlar tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Cumhuriyet döneminde İstanbul valisi Fahrettin Kerim Gökay’ın teşviki ile yerleşim, tepelerden denize doğru çekilmiş ve bu teşvikten esinlenerek yerleşime Teşvikiye adı verilmiştir(1960).
KAYTAZDERE : Samanlı dağlarının eteklerinden İzmit Körfezi’ne doğru uzanan Kaytazdere’nin geçmişi 1890’lı yıllara dayanır. Çiftlik arazilerinden oluşan yerleşim, İkinci Balkan savaşı sırasında Bulgaristan’dan göç eden Türkler tarafından kurulmuş ve sınırları içerisinde barındırdığı alanlar ile bölgenin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında istimlâk edilerek Hava Kuvvetlerine devredilen Eğitim merkezi’nin bulunduğu alan bir dönem Amerikan Hava Üssü olarak ta kullanılmış ve Yalova Ekonomisine önemli, bir katkı sağlamıştır. Yaygın olarak yapılan meyve sebzeciliğin yanı sıra Kaytazdere sınırları içinde faaliyet gösteren SCA, PACKİNG, MERKO, AKÇAN-SA, DİRSA gibi sanayi beldeye önemli bir katkı kaynağı oluşturmaktadır.
SUBAŞI : Yalova-Kocaeli karayolu üzerinde Yalova’ya 21 Km., Çiftlikköy’e 16 Km., Altınova’ya 3 Km. mesafede olan Subaşı beldesine ulaşım son derece kolaydır. İsmini Osmanlılar döneminde zaman zaman burada konaklayan Subaşı askerlerinden aldığı söylenen Subaşı beldesi, Altınova’nın şirin ve yemyeşil bir beldesidir. 1935 yılında Bulgaristan’dan göç eden vatandaşlarımız tarafından kurulmuş, zamanla gelişip büyüyen yerleşim 1992 yılında belediye statüsünü kazanmıştır. Yaklaşık 8,000 hektar olan yüzölçümünün tamamına yakın kısmı yeşil bir bitki örtüsüne sahip ve topraklarının büyük bölümü tarım arazisi olan Subaşı beldesi’nde sebze ve meyveciliğin yanı sıra önemli ölçüde çiçek üretimi de yapılmaktadır. Bölgenin üretim alanına yeni giren Kivi yetiştiriciliği son yıllarda Subaşı’nda son derece hızlı bir gelişme göstermiştir. Kivi üretimini desteklemek ve yaygınlaştırmak üzere Valilik, Tarım il müdürlüğü ve Anadolu kalkınma vakfı koordineli olarak çalışmalar yapılmıştır.
TAŞKÖPRÜ : Şehrin gürültüsünden uzak ama şehirle iç içe, sanayileşmenin ağırlık kazanmasına rağmen yemyeşil bir beldedir Taşköprü. Samanlı dağlarının bir kolu olan Davuldöven’in eteklerinde otantik bir yerleşim yeridir. Yalova’ya 11 km. mesafede bulunan Taşköprü’nün çevresinde Dökme Tepe ve Kara Tepe görkemle yükselirler. Beldeye ismini veren Tarihi Taşköprü, köyün kuzeyinden akan derenin üzerinde halen kullanılan tarihi köprüdür. Yarım daireler şeklinde biçimlendirilen ayaklar üzerine oturtulan ve kesme taşlarla yapılan Taş Köprü’nün kesin tarihi bilinmemekle beraber yaklaşık 400 yıllık olduğu rivayet edilmektedir. 1902 yılında Bulgaristan’ın Aydos kasabasından gelen 15 hanelik bir akraba grubundan oluşan bir köy olan Taşköprü’nün asıl yerleşim alanı zaman içinde sıtmanın baş göstermesiyle birlikte yer değiştirmiş ve şimdiki alana kaymıştır. Kılıç Deresi, beldenin tek akarsuyudur. Tarımın ve hayvancılığın yaygın olarak yapıldığı Taşköprü’de 1969 ‘lu yıllarda fabrikaların kurulmaya başlaması ile yeni iş alanları açılmış, istihdam artmıştır. Halen Taşköprü Beldesi sınırları içinde ülkemiz ve dünya akrilik ve kimya sanayinin önemli kuruluşları faaliyet göstermektedir. Belde sınırları içinde yer alan AKSA, AKAL, AKTOPS, AKKİM, Yalova Elyaf fabrikaları Yalova ve ülkemiz ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Yine Belde sınırları içerisinde Küçük Sanayi Sitesi 1995 yılından bu yana hizmet vermektedir.
|
| Son Güncelleme: Salı, 03 Kasım 2009 22:52 |











 










