|
Yaşadıklarımı Ülkem Kaldırmaz |
|
|
|
|
Çarşamba, 03 Şubat 2010 21:49 |
|

Başbakan Tayyip Erdoğan, gazetecilerin dün akşam TBMM'de çıkan kavga ve Emine Erdoğan'ın GATA'ya alınmamasıyla ilgili sorularını yanıtladı. "Değişen Dengeler ve Türkiye'nin Önemi" konferansından sonra soruları yanıtlayan Başbakan Erdoğan, "Bazı şeyleri söylemenin zamanı gelmişti, bazı şeyleri söylemek zaman istiyor ve eşime yapılanın zamanı gelmişti. Ülkenin önemli bir sanatçısı hastanede yatıyor, eşim kendisini ziyaret etmek istiyor. Eşimin hastaneye alınmamasının akılla, izanla, kurumsal yaklaşımla izahı olabilir mi? Demokrasiyle, özgürlükle ilgisi olabilir mi?" dedi. Erdoğan, şöyle konuştu: "Türkiye'de muhalefet bu yaklaşımları benimsiyorsa. Bunlara bulaşmış olanlara avukatlık yapan siyaset varsa. Bu düşündürücüdür. Dün akşam yaşanan olayın farklı bir boyutu var. Bazı şeylerde dürüstlüğün gereğinden bahsediyoruz. Ben eşimin yaşadığı bir olaydan bahsettim. Ben ve eşim 3 yıldır bu olayı gündeme taşımadık. Ben ülkemde gerilim istemiyorum. Sadece bu değil bir çok şey yaşadık. Ama bunları gereken yerlerle paylaştım. Yaşadıklarımı anlatırsam olmaz çünkü ülkem henüz kaldırmaz. Gerekirse belki siyaseti bıraktıktan sonra yaşadıklarımı kaleme almak suretiyle paylaşırım. Çok önemli bir sanatçı hasta yatağında. Eşim eşini arıyor. Sonra "Sizinle dışarıda görüşelim" diye bir cevap geliyor. Bunu neyle izah edeceksiniz. Hangi özgürlük çerçevesinde bunu tanımlayacaksınız. Benim vergisini, parasını vermek suretiyle oluşturmuş olduğumuz bir kurumda başbakanın eşini engelleyemeye çalışıyorsunuz. Bunu engelleyebilir miydik engellerdik ama eşimin gözyaşlarını gördük. " Erdoğan, 'Peygamber' ifadesiyle ilgili olarak da söyle konuştu: " 'Peygamber gibi insan' denmiş. Bu cehaletten olmuş olabilir. Bir insan bu ifadeyi kullanmış olabilir. Eğer sen de inançlıysan bunu kabul edemezsin. Benim başkanım böyle bir ifade kullanmış olabilir, ifade doğru değil. 'Peygamber' ifadesi kullanan bu arkadaşı görevden alın talimatı verdim. Benim partimde bu şekilde bir arkadaş barınamaz." Başbakan, sözlerini "İmam hatip mezunlarına yönelik aşağılayıcı karikatüre tahammül etmem" dedi. "Çileleri çeke çeke buralaralar geldik" diyen Erdoğan, imam hatip mezunu olmaktan gurur duyduğunu dile getirdi. Erdoğan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM), kimlik kartlarında "din" ibaresinin yer almasını insan hakları ihlali olarak değerlendirmesiyle ilgili soruyu "Nüfus cüzdanlarındaki 'din' hanesi kaldırılabilir" şeklinde yanıtladı. 'KÖPEKLERİ BİLE ARAP DİYE ÇAĞIRAN ANLAYIŞTAN GELİYORUZ" Öte yandan, "Değişen Dengeler ve Türkiye'nin Önemi" konferansındaki konuşmasında Erdoğan, şunlara dikkat çekti: Arap ülkeleriyle Türkiye'nin geliştirdiği ilişkilere ön yargılı bakmak çok yanlış. Efendim Araplar bize ihanet etti. Arapları ihanetle suçlamak, onlara ön yargı ile bakmak çok yanlış bir tutum. Biz köpekleri bile 'Arap' diye çağıran bir anlayıştan geliyoruz malesef. Türkiye geçmişte savaştığı ülkelerle sonradan çok sıcak ilişkiler kurmuştur. Bizzat Atatürk döneminde, Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde de bu böyle olmuştur. Malesef uygulanan yanlış politikalar neticesinde sonraki dönemlerde birçok ülkeyle ilişkide ön yargılarla karşılaştık. Daha birkaç yıl öncesine kadar ülkemize Arap turistler biraz fazla geldiğinde neler yazıyorlardı. Daha birkaç yıl öncesine kadar Yahudi sermayesi ülkemize yatırım yaptığında nasıl başlıklar atılıyordu. Yahu paranın dini, imanı, milliyeti olur mu? En basiti Galataport ihalesinde yaşandı aynı şeyler. Galataport projesine yazık oldu. Bugün Ortadoğu ülkeleriyle geliştirdiğimiz ilişkilerimizi eksen kayması olarak nitelendirenler önyargıları yıkamamışlardır. Bizim Avrupa ve batı ülkeleriyle ilişkilerimiz ne kadar önemliyse Ortadoğu ülkeleriyle ilişkilerimiz de o denli önemlidir. "
|