| YALOVA KÖYLERİ |
|
|
|
| Pazartesi, 04 Mayıs 2009 16:01 |
|
AHMEDİYE: Tavşanlı üzerinden güneye doğru gidildiğinde güzel bir köy çıkar karşımıza. Ahmediye Bulgaristan’dan göç etmiş çalışkan ve güler yüzlü insanlar yaşar bu köyümüzde. Etrafa bakındığınızda tablo gibi görünürler, içinde bulursunuz kendinizi. Büyükbaşa hayvancılık, meyve- sebze üretimi köyün geçim kaynaklarını oluşturur. Arıcılık her gün gelişmekte ve köy ekonomisinde önemi artmaktadır. Güzel kirazlarıyla ünlü bu köyümüzde mısır ve buğday tarlaları ne tarafa baksanız ayrı bir panoramik görüntü yaratır.
AKKÖY: Yalova- Çınarcık yolu üzerinde bir sebze meyve bahçesidir. Akköy, Yalova’nın en eski yerleşimlerinden biri olan bu şirin köy son yıllarda yetiştirdiği rengârenk çiçekleri ve seraları ile ünlüdür. Yörenin en güzel bamyası ve bezelyesi, en lezzetli sulu elmaları Akköy’de yetişir. Termal ilçesine bağlı bir köy olan Akköy’ün ilçeye uzaklığı 8 km.dir.
AKTOPRAK: Dağlar arasında, orta yerinden dere geçen çok özellikli bir yerleşimdir Aktoprak. İsmini aldığı beyaz toprak öyle ilgi çekermiş ki çevre köylerin halkı gelip buradan toprak alırlarmış. Doğal güzellikleri ile bilinen bu şirin köyün dışına doğru çıkıldığında yemyeşil bir düzlük çıkar karşınıza temiz havası, buz gibi suyu ve trakking’e müsait yapısı ile Ohune Yaylası. Yörede yayladaki suyun böbrek taşına iyi geldiği bilindiği gibi böbrek ağrısı çekenlere de tavsiye ederler. ‘ Bir gece kal iyileş’ Aktoprak köyü kurtuluş savaşında verdiği mücadele ile de ünlüdür. Defalarca düşman baskınına uğramasına rağmen toprağını teslim etmeyen köyün tarihinde, Atatürk’ün yakın arkadaşı olan ve kurtuluş savaşında şehit olan Binbaşı Mahmut beyin ismine sıkça rastlanır. Son dönemde ekonomik sıkıntı yaşayan köyde, önemli bir istihdam sağlayan Şenol Triko’nun faaliyetleri yeni yatırımcıya örnek oluşturuyor.
ÇALICA: İsmini bolca yetişen çağlalardan aldığı söylenen Çalıca Köyü’nün 200- 300 yıl öncesine dayanır. Bir zamanlar portakal ve mandalina bahçeleriyle tanınan bu şirin köy, bugün baklası, zeytini ve fasulyesi ile ünlüdür. 17 Ağustos 1999 depreminden sonra köye inşa edilen kalıcı konut alanının işlek bir merkez haline getirdiği Çalıca köyü Yalova il merkezine 13 Km. mesafede bulunmaktadır.
ÇAVUŞÇİFTLİĞİ: Yalova-İzmit karayolunun üst kısmında yer alan geliÅŸmiÅŸ bir köydür. DoÄŸal güzellikleri içersinde ve Marmara denizi manzaralı ÇavuşçiftliÄŸi’nde elma, kiraz ve ÅŸeftali yetiÅŸtirilmektedir. GeniÅŸ sulu tarım arazisine sahip. ÇavuşçiftliÄŸi köyünde seracılık ve modern tarım yapılmaktadır. Â
ELMALIK: Yalova’nın sosyo ekonomik ve siyasi yapısı bakımından önemli köylerinden birisidir. Osmanlı döneminin ilk kağıthanesi olduğu söylenen Yalakabad Kağıthanesi’nin 1745 yılında Elmalık’ta kurulduğu bilinmektedir. Tarihi geçmişi oldukça eskiye dayanan köyde Bizans döneminden kalan kilise temelleri ve işlenmiş parça kalıntıları bulunmaktadır. Elmalık Köyü, Kurtuluş Savaşı sırasında kahramanlıkları ile adını duyurmuştur. O günlerde Türk askeri tarafından açılan siperler tarihi Elmalık Kalesi’nin karşı yamaçlarında görülmektedir. Tarım ve çiçeklikte gelişmiş olan köyde son yıllarda sağlık ve eğitim alanlarında önemli yatırımlar yapılmıştır. Elmalık’ın Yalova’ya mesafesi 9 kilometredir. Araştırmacılara göre, Osmanlı’nın ilk belgelenen kağıthanesinin 18. yüzyılın ortalarında Yalova’da kurulduğu belirtilmektedir. Türkiye’nin ilk Müslüman matbaasını kuran İbrahim Müteferrika kâğıt ihtiyacını karşılamak üzere 1741 yılında Yalova’da bir kâğıt fabrikası kurmak için teşebbüse geçmiş, Yalova’nın Elmalık Köyü’nde Çardaklı mevkii bu iş için uygun bulunmuştu. Lehistan’dan getirilen kâğıt ustaları ile faaliyete geçen kağıthanenin 10–15 yıl kadar çalıştığı sanılmaktadır. Çünkü 1745 yılında kayda geçen yazılı belgelere 1760’dan sonra rastlanamamaktadır.
ESADİYE: 1893 yılında Kafkasya’dan gelen göçmenler tarafından kurulan Esadiye köyü Ağaçlık bahçelik ve çok güzel bir köydür. Sağlıklı ve gür orman alanları farklı bir görünüm verir, güzellik katar Esadiye’ye. Geniş piknik alanları ve yeşiliyle, bol meyvesi ve sebzesiyle doğal bir bahçe gibidir. Lezzeti ve ayvası, armudu, şeftalisi ile yörede isim yapmıştır. Gelişmiş bir köy olan Esadiye, Bursa istikametinde Yalova’ya 10 km. mesafededir. Bursa yolunda bulunan Esadiye yokuşu adını bu köyden almıştır.
FEVZİYE: Fevziye köyü, geçmişten beri yörenin merkez köyü olma özelliğini taşımış sosyal ve aktif bir yerleşimdir. Civar köyler arasında ortaokula sahip ilk köy olduğundan bütün köylerin öğrencileri Fevziye’de okurlar ve bütün etkinlikler burada izlenirdi. Halen süre gelen bu geleneksel etkinlikler Fevziye güreşleri en bilinenlerindendir. Fevziye köyünün yerel halkını diğer civar köyler gibi Çerkezler oluşturmaktadır. Kendine özgü geleneksel yapısını en güzel şekilde koruyan bu temiz köy yeşillik içinde tepelik, inişli çıkışlı ve yaygın yerleşime sahiptir.
FISTIKLI: Güney ve kısmen güneydoğusu Marmara Denizi, doğusu Hayriye ve kuzeyi Mecidiye Köyleri ile çevrilidir. Fıstıklı Köyü, 2.138 nüfusa sahiptir. Köy dinlenme ve tatil için uygun bir coğrafik konumdadır.
GEYİKDERE: Altınova’nın yüksek tepelerinde yer alan Geyikdere, serin çam ormanları ile yörenin en güzel manzaralarına sahip yerleşimlerinden biridir. İzmit körfezi’ni kuşbakışı seyreden ormanlık piknik alanları, günübirlik tatilin gözde merkezlerindendir. Doğal manzaralarının doyulmaz güzelliği yanında Geyikdere’nin av sporuna müsait alanları ilgi çekmektedir. Ulaşım kolaylığı Geyikdere’nin tatil amaçlı ziyaretleri için de ayrı bir avantajdır.Geyikdere’nin yer aldığı yüksek tepelerde eskiden domuz avcılığı çok yaygınmış. Yörenin delikanlıları toplu halde domuz avına çıkarmış. Yine böyle bir av partisinde bir avcı dere kenarına su içmeye gelen bir geyik vurmuş. Geyik öyle büyükmüş, boynuzları öyle iri imiş ki, ağaçların arasından taşımaları günlerce sürmüş ve bu geyiğin etini onlarca aile tam 1 ayda yiyebilmişler. Böylece buranın adı ‘geyiğin suyu içtiği dere yeri‘ anlamında Geyikdere olarak kalmış.
GÜNEYKÖY: Güneyköy, kendine has yaşam biçimi ve kültürel yapısı ile Yalova’nın bilinen ve tanınan köylerindendir. Yalova-Bursa yolu üzerinden 3 km. içeride kalmaktadır.93 savaşından sonra Kafkasya’dan gelen göçmenlerin kurduğu köyün ilk ismi Almali olmakla birlikte, sultan Reşat’ın köye gelmesi ve çok beğenerek buraya bir çeşme yaptırmasından sonra Reşadiye olarak değişmiştir. Cumhuriyet’in kurulmasından sonra İstanbul sınırının en güney kıyısında yer alması dolayısıyla Güneyköy adını almıştır
HACIMEHMET: Hacı Mehmet Efendi adında bir kişiye ait bir çiftliğin yörede yer almasından dolayı yerleşimin Hacımehmet Köyü olarak adlandırıldığı bilinir. 1924’te Yunanistan’dan gelen göçmenler buraya yerleştirilmişler. Sebzesi, meyvesi bol, bamyası, bezelyesi ünlü bir köy olan Hacımehmet, Yalova’ya yakınlığı ve düzenli ulaşımı ile tanınır.
HAVUZDERE: Yalova- Altınova yolu üzerinde yolun üst tarafına kurulmuştur. Meyvecilik, tahıl ve mısır yetiştiriciliği yapılan Havuzdere’de otlak alanı az olduğundan hayvancılık az yapılmaktadır. Son yıllarda arıcılığa verilen önem artmaktadır. İpek halıcılığı da tarihi içersinde önem taşımaktadır
HERSEK: Ülke tarihinde, konumu itibariyle her dönem önemini koruyan ve Yalova’nın tarihinde en fazla adı geçen yerleşim Hersek’tir. Kostantin döneminde İstanbul’un başkent olmasıyla işlek bir bölge haline gelen Hersek’te tarihin izlerine rastlamak halen mümkündür. Eskiden İstanbul’dan İznik’e gidecek yolcuların, Gebze’den kayıklarla yola çıkıp Hersek’teki dil burnuna geldikleri, tarih sayfalarının ünlü gezgin Evliya Çelebinin Seyahatnamesinde de belirtilmektedir. Eski ipek yolu güzergâhında bulunan Hersek’in Osmanlı döneminde de önemli bir ticaret merkezi olduğu bilinir. İzmit körfezi’nin en dar noktası olan dil burnu görülmeye değer manzarası ile körfezin incisi gibidir. Bereketli topraklarında şeftali, kiraz, çilek gibi her çeşit sebze meyve bolca yetişir ve buradan ülke geneline yayılır. Türkiye’de kivi üretiminin başladığı ilk yer olan hersek yalnızca yörede değil, tüm ülkede kivi üretiminin yaygınlaşmasına öncülük etmiştir. Son dönemde yeni üretim alanlarının kurulmaya hazırlandığı bu yerleşim alanı, Yalova’nın ticaret ve turizm alanlarında gelişmeye son derece açık yerleşimlerindendir. Tüm özelliklerinin yanı sıra Hersek bilimsel araştırmalara da ışık tutmaktadır. Bölgede 900 yıl öncesine ait bulunan mezar taşlarından burada büyük can ve mal kayıplarına neden olan bir deprem yaşandığı ve çok sayıda insan öldüğü tespit edilmiştir.
KARADERE: Ayazma’yı geçince Karadere köyü bütün sevimliliÄŸi ile size merhaba der. DaÄŸlar arasındaki alanda yer alan tipik bir Çerkez köyü olan Karadere, ismini coÅŸkun suları ile bilinen Karadere’den almıştır. Kışın coÅŸan derenin nice köprüleri yıktığı söylenir. Son dönemde seracılığın yaygınlaÅŸtığı köyün tarihi uzun bir geçmiÅŸe dayanır. Eski İpek Yolu’na geçit olmuÅŸ bir ticaret yolu olduÄŸu bilinmektedir. Her Çerkez köyü gibi Çerkez düğünleri meÅŸhur olup çok misafirperverdirler.Â
KAZİMİYE: Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk yıllarında kurulduğu bilinen Kazımiye Köyü’nün eski adı Yoğurthan’dır. Köyün, nefis yoğurtlarından dolayı bu ismi aldığı ve o dönemde İstanbul’un yoğurt ihtiyacının buradan karşılandığı söylenir. Türkiye’nin ilk kâğıt fabrikası, Kazımiye ve Elmalık Köyleri’nin arasında kurulmuştur. Köyde geçmişe ait bazı kalıntılar bulunmuştur. Sebze ve meyvenin bolca yetiştiği Kazımiye Köyü’nde yörenin en lezzetli elmaları İstanbul pazarlarında alıcı bulur. Köyün Yalova’ya 4 km. mesafesi vardır. KİRAZLI: Yüksek tepelerinden, Marmara’nın güzelliklerini zevkle seyreder Kirazlı Köyü. Güneşin batımı ile birlikte ateş böceği gibi yanan karşı kıyıların ışıkları gelin gibi süsler tüm geceyi. Bozulmamış doğal güzellikleri her çeşit sebze meyvenin bolca yetiştiği bahçeleri, iri ve kaliteli üzümleri ile yörenin en güzel köşelerindendir.
KURTKÖY: Eski adı Delipazar olan bu güzel köy Yalova’nın çok özellikli köylerinden biridir. Adını köy civarında yaşayan çok sayıda kurtlardan aldığı bilinen Kurtköy’ün yerli halkını 93 savaşında Batum’dan gelen göçmenler oluşturmaktadır.
ORTABURUN: Gür ve yemyeşil ormanların arasında yaralan Ortaburun tam bir orman köyüdür. Ağaçların arasından sıyrılan her türlü spora uygun sakin yolları, temiz havası, kaynak suları insana sağlık ve huzur verir. Bozulmamış doğal dokusu ile bulunmaz bir doğal güzellikleri olan Ortaburun, Yalova’nın en yeşil köylerinden biridir. İl merkezine uzaklığı 12 km.dir. 1893 yılında Batum’dan gelen Laz ve gürcüler tarafından kurulmuştur. Halen dillerini devam ettirmektedirler. Sebzecilik ve saracılık yapılmaktadır. Emekli nüfusun hâkim olduğu Ortaburun’da hayvancılık ve ormancılıktan geçimini temin etmektedir. Doğandere ve Enver Keskin göleti yakın zamanda faaliyete geçecektir. Bu gölet sulama amaçlı yapılmakta olup, Ortaburun, çalıca, koru seraları, Akköy’ün Koru’ya bakan yakası bu göletten istifade edecektir. Yakın zamanda sulama kooperatifini kurup Ortaburun köyü Yalova Köy hizmetleri müdürlüğünden göleti teslim alacaktır. Ulaşımı Termal ve çınarcık-koru tarafından da yapılmaktadır. Orman içi yollarımız devam edip sanat yapıları yapıldıktan sonra orman içi doğa ve doğa sporları turizme açılacaktır. İçme suyu 8 km. uzaklıktan tamamen doğal kayalıklar arasından alınan Pınar suyu içimi şerbet gibidir. Civar köyler ve Yalova’dan gelenler Ortaburun suyundan istifade etmektedir. Ayrıca köyümüzde üretilen süt termal çınarcık ve civarın ihtiyacını karşılamaktadır. Devlete ait makilik alanda çam fıstığı dikilmektedir. Ortaburun’un doğal dokusundan dolayı arıcılık biraz daha gelişmektedir. Ihlamur çiçeği ve kestane ağacının meyvesi dışarıya pazarlanmaktadır.
ÖRENCİK: Örencik Köyü 1893 yılında Kafkasya’dan göç eden göçmenler tarafından kurulmuÅŸtur. Hayvancılık ve odunculuk ile geçimini saÄŸlayan Örencik Köyü’nde üretilen keçi peyniri köy pazarlarında büyük ilgi görmektedir. DoÄŸal güzelliklerin ortasında olan bu köyümüzde mimari tarzı dikkat çeken eski evler bulunmaktadır. Pınar ve kaynak suları bol olan bu köyümüzün suyu da ÅŸifa suyu olarak kullanılmaktadır. Tevfikiye doÄŸru çıkışta bulunan gelin çeÅŸmesi Örencik’e gelenlerin uÄŸrak yeridir.Â
SAFRAN: Yaklaşık 150 yıl önce Rumların yaşadığı bir çiftlik konumundayken, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra tamamen Türkler’in yerleşimi haline gelen Safran köy, savaş sırasındaki kahramanlıkları ile bilinir. Sayısız şehit vererek düşmanla göğüs göğse mücadele eden köyün yerli halkını Kafkasya ve Batum’dan gelen göçmenler oluşturmaktadır. Billur gibi suyu, yeşil tepeleri tüm yöreyi kuş bakışı gören manzarası ile hareketli bir köy yaşamına sahiptir. Bolca yetişen bahçe ürünlerinin bahçe ürünlerinin, renk renk çiçeklerin yanı sıra hayvancılık yaygın olarak yapılmaktadır Yalova’ya 7 km. mesafededir. SAMANLI: Yalova’dan Termal’e doğru Çınar ağaçlarının süslediği yol üzerinde bulunan Samanlı Köyü, yörenin en eski yerleşimlerinden biridir. Termal güzergâhında yerelmasından dolayı geçmiş dönemlerde de önemli bir alan olduğu düşünülmektedir. Ünlü gezgin Evliya Çelebi, seyahatnamesinde, termal Kaplıcalarında geçirdiği 1 haftalık gezinin ardından Samanlıya gelişlerini şöyle anlatır:’Burada tam bir hafta zevk ve sefa ettikten sonra yine arabalara binip, beş saatte Samanlık kalesine ulaştık’ Burarsıda Osman gazi zamanında Samanlıkoğlu adlı bir mücahit tarafından fethedildikten sonra Samanlı adı verilmiş. Allah’ın emriyle samanı da boldur. Deniz kıyısında yıkık kalesi vardır. 150 Evli, bağlı bahçeli mamur bir kasabadır. 1 camii, 3 mescidi birkaç ta dükkânı vardır.   Osmanlı döneminden kalma iki hamam kalıntısının bulunduğu Samanlı’da lezzetli elmaların yanı sıra her çeşit meyve sebze bolca yetiştirildiği gibi hayvancılık da yapılmaktadır. Yalova’ya 5 km. mesafede yer almaktadır. Termal- Yalova arasında sürekli yapılan otobüs ve minibüs seferleri ile son derece kolay ve rahat bir ulaşıma sahiptir. SERMAYECİK: Altınova’dan güneye gittiğinizde en son sınırda bulunan bu güzel köyümüz, Bulgaristan’dan göç eden göçmenler tarafından kurulmuş. Düzenli meyve sebze bahçelerinde ürettikleri ürünleri köy meydanında her gün kurulan pazarda satışa sunuluyor. Çileği ile ünlü bu köyümüzde pınar ve kaynak suları bulunmaktadır. Hayvancılıkta köy ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. SOĞUCAK: 1864 yılında Kafkasya’nın Soğucak adlı bir yerleşiminden gelen göçmenler tarafından kurulmuş olan Soğucak Köyü, ilk olarak Paşaköy sırtlarında, daha sonra bugünkü bulunduğu düzlük alanda yapılandırılmıştır. Yalova’nın bütün köyleri gibi, yeşili bol, meyve sebzesi bol, piknik alanları geniş çok güzel bir yerleşimdir. Lezzetli fasulyesi ile tüm yöre pazarlarında yer alır. SOĞUKSU: Altınova’dan güneye gidildiğinde karşınıza ilk olarak yemyeşil görüntüsü ile Soğuksu Köyü çıkar. Geleneksel yapısı ve kültürel özelliklerini koruyan farklı bir Boşnak köyüdür Soğuksu. Eski adı Ayazma olan bu güzel köy dere kenarında, kurulmuş şirin bir yerleşimdir. Mis kokulu şeftali bahçeleri, kıpkırmızı kiraz ağaçları, doğanın güzelliklerine başka bir renk katar. Serin suların aktığı dere kenarı köy halkını etrafında toplar. Köyün iki yanında yükselen alçak tepeler yörenin sebze meyve bahçesi gibidir. Güzel Ayazma’dan göç etmeyen köy gençleri babadan kalma meyve sebze üretimini sürdürürler. Çalışkan ve misafirperver olan bu köyün bir özelliği de köy kadınlarının elinde lezzete kavuşan nefis Boşnak böreğidir. SUGÖREN: Sırtını dağlara yaslamış şirin bir köy olan Sugören Köyü, yöre köylerinin el sanatları merkezi gibidir. Eski adı Çengiler olan köyün en büyük özelliği paha biçilmez değerdeki el dokuması ipek halılarıdır. Atölyelerde yapılan yalı dokumacılığının yanı sıra neredeyse her evde bir halı tezgâhı bulunur. El emeği göz nuru olan ipek halı dokumaları ülke genelinde alıcı bulmaktadır. ŞENKÖY: Yalova’ya 27 km. mesafede bulunan Şenköy, yörenin tüm güzelliklerini en sevimli haliyle sergiler. Kuş ve horoz sesleriyle ile başlayacağınız güzel bir güne Şenköy’ün etli ve leziz zeytinleri ile merhaba diyebilirsiniz. Köy merkezinden denize giderken bir fener göreceksiniz. Eğer bir doğa hayranıysanız, fenerin uzandığı kumsalı ve görkemli kayalıkların manzarasını seyretmeden sakın geri dönmeyin. Tatilinizin sonunda anlatacağınız çok şey olacak. TEVFİKİYE: 1866 yılında kurulan Tevfikiye’de hayvancılık ve tarım yapılmaktadır. Orhangazi’ye 26 Km. Mesafede olan Tevfikiye çok yüksek miktarda olmasa da Çerkez peynirini üretmektedir. Coğrafi yapısı itibariyle doğal güzellikler içerisinde bulunan bu köyümüz, doğa tutkunlarını her yönü ile cezp ediyor. TOKMAK: Altınova’nın Karamürsel sınırına en yakın köyü Tokmak Köyü’dür. Sevimli evleri, çiçekli bahçeleri ile cezp eder insanları. Meyve bahçeleri ile çevrili Tokmak köyü’nde meyvecilik köy ekonomisini oluşturmaktadır. Verimli topraklara sahip Tokmak Köyü’nde her türlü yaş meyve üretimi yapılmaktadır. YENİMAHALLE: Kuzeyinde Akköy ve Samanlı,güneyinde Üvezpınar,doğusunda Kadıköy,batısında Gökçedere bulunmaktadır.          İLYASKÖY: 16.Yüzyılda İstanbul Beyazıd Camii’nin yapımı sırasında, inşaatın kereste deposu olarak kullanıldığı söylenen köyün adının da bu tarihlerden kaldığı söylenir. Camii inşaatının deposundaki işleri takip eden İlyas adlı bir usta varmış. İstanbul’daki Camii’nin inşaatından malzemeler artınca, kalanlar ile depo olarak kullanılan yere bir camii yapmaya başlamışlar. Daha sonra İlyas ustanın yapımına vesile olduğu camiinin yakınına gelip yerleşenler burasını bir yerleşim merkezi haline getirerek İlyasköy adını vermişler.Yaklaşık 600 yıllık olan camiinin avlusunda bir mezar kitabesi bulunmaktadır. M.Ö.500 tarihlerine ait olduğu sanılan bir stelde, buranın geçmişinin daha eski tarihlere dayandığını belirtmektedir. Tavukçuluğun, sebze ve meyveciliğin yaygın olduğu İlyasköy, Yalovaya 25 Km mesafede yer almaktadır. BURHANİYE: Yalova'ya 25 Km uzaklıkta dağların arasında ve derenin hoş serinliği içersinde bulunan çok otantik bir piknik alanıdır. ÇUKURKÖY: Çukurköy, Yalova’nın Güney doğusunda Çiftlikköy İlçemize bağlı yaklaşık 250 haneli ve 1000 nüfuslu orman eteğinde ve yaklaşık 500 rakımlı yeşil bir köyümüzdür. DENİZÇALI: Eskiden deniz kayık köye kadar gelirmiş, fakat daha sonra deniz çekilmiş ve orada çalılıklar oluşmuş, Bundan dolayı köye denizçalı adı verilmiş. DEREKÖY: Köy halkı Ermeni ve Yeniçerilerden işkence ve zulüm gördükleri için Laledere ve Kılıç köyü üzerindeki Zelve denilen yerden gelmiştir. Köyün yaklaşık 500 yıllık geçmişi olduğu söylenmektedir. Köy adını her tarafından dere geçtiği için almıştır.  HAYRİYE: Köyün tarihi 400 yıl öncesine dayandığı rivayet edilmektedir. İlk yerleşim merkezi dağlar arasında kurulmuş ancak daha sonraları deniz kıyısına taşınmıştır. Sağlık ocağı , 72 öğrencili ilköğretim okulu, camisi ve şebeke suyu mevcuttur. Armutlu – Gemlik karayolu üzerinde kurulmuştur. Yaz mevsiminde nüfusu 2-3 kat artmaktadır.Nüfusu 888 kişidir. Merkeze uzaklığı 18 km. dir. KABAKLI: Köyün ismi bir rivayete göre; Denizçalı köyünden bir kişi düşman askerlerini kovalarken kafası kopmuş, daha sonra kafasına kabak  geçirerek düşman kovalamaya devam etmiş, Kabaklı köyü ismi verilen yere gelince köyün kadınları; Bakın, adamın başında kabak var, dediklerinde adam yere düşmüş ve tılsım bozulmuş, başı kesilen adamın kafası Denizçalı köyünde, bedeni ise; Kabaklı köyündeki Dede mevkiinde, dolayısıyla her iki  köyde de mezarı bulunmaktadır. Bu olaydan dolayı da köyün adı Kabaklı olarak kalmıştır. KAPAKLI: Köyün tarihi 400 yıl öncesine dayandığı rivayet edilmektedir. İlk yerleşim merkezi dağlar arasında kurulmuş ancak daha sonraları deniz kıyısına taşınmıştır. Sağlık ocağı , 72 öğrencili ilköğretim okulu, camisi ve şebeke suyu mevcuttur. Armutlu – Gemlik karayolu üzerinde kurulmuştur. Yaz mevsiminde nüfusu 2-3 kat artmaktadır.Nüfusu 888 kişidir. Merkeze uzaklığı 18 km. dir. LALEDERE: Laledere Köyü, Yalova’nın çiçek üretimini başlatan ilk köy olması açısından yörenin en önemli köylerinden biridir. Şimdilerde gül ve karanfile dönüşen çiçek üretimi dolayısıyla seracılık köyün en dikkat çekici üretimidir. Sırtını yeşil dağlara yaslayan Laledere, renkli köy yaşamı, yaratıcı, sıcak ve nüktedan insan yapısı ile bilinir. İlginç hikâyelerin, fıkraların birçoğu Laledere’den kaynak bulur. Bu şirin köy Yalova’ya 15 kilometredir. MECİDİYE: Rakımı 400 metredir. Alçak tepe ve dağlarla çevrilidir. Nüfusu 361 kişidir. Merkeze uzaklığı 18 km. dir. SELİMİYE: Taz dağı eteklerinde kurulmuş olup, nüfusu 142 kişidir. Öğrenciler taşımalı olarak eğitim görmektedir. Camisi, çeşmesi ve asfalt yolu mevcuttur. Merkeze uzaklığı 24 km. dir.
|
| Son Güncelleme: Perşembe, 17 Aralık 2009 03:50 |











 










